"Aska Bes Ceker"AŞKA BEŞ ÇEKERsenfonik müziği severim ama sabah uyandığındailk işi radyoyu açmak oluyor ve aralıksız Brahmsya da Ives ya da Starvinsky ya da Mahler ya daBeethoven ya da Mozart dinliyoruz. Greyfurdudilimleyip yumurtaları haşlıyor, saniyeleri tek teksayarak; 56, 57, 58. yumurtaların kabuğunu soyuyor,her şeyi yatağıma getiriyor, kahve dahil. karı-kocagibi hissediyoruz kendimizi. kahvaltıdan sonrakanepeye yerleşiyoruz, ayaklarımız aynı sehpanınüzerinde, kalasik müziğe devam edere
"Sevgili Dostum"SEVGİLİ DOSTUMiçki ve yaşamkalıntılarına yetişince insanınişteböyle oluyor.ıslanıpkabarmış da olsakitabısana göndereceğimdenumudu kesmedim.büyük bir bölümünübanyoda okudummusluklarsıcak su sızdırıyorve buhar yapıyoriştesayfaların başına gelen bucildi dekoptu kopacakyine de sanapostalarım diye düşünmüştümne var kihep bir şeyler giriyor araya -burdabir ayna varkendimi görüyorum i
"Diz Cokuyorum"DİZ ÇÖKÜYORUMbu bacakların koşması gerekoysa bendişi çiçeklerunutkanlığın kokusunu yakalayıpsımsıkı kavramadan öncediz çöküyorumelbetteve akşamlarakşamların saatlerigri kafalı akşamlarbaşlarıyla doğruluyorlarve ardındanuykuya dalıyorlar.Bukowski
Dokunaklı yaşam öyküsünü sayfama aktarmaya fırsat bulamamıştım!
He psine ayrı ayrı bir kere daha saygıyla...
belki en kadim oyuncusuyum ben de bu filmin.